Ömer Lütfi KANBUROĞLU             BAŞYAZI

 

 

 

 

Güleriz Ekonomide

Ağlanacak Halimize

 

Geçtiğimiz  günlerde vergi rekortmeni iller açıklandı. Ankara gelir vergisi rekortmeni çıktı. Bildiğimiz Ankara!

Hani, Başkent Ankara var ya o!..

Memur şehri.

Tek işverenin devlet olduğu şehir.

Devletin bir cebinden alıp öbür cebine koyduğu şehir, Ankara.

Ostim Sanayi Sitesinden başka sanayi tesisinin olmadığı, o sanayi sitesinde de çakı, çakmak, ustura, bıçak misali malzemenin üretildiği şehir…

Bir de işin ilginç başka bir tarafı daha var; KDV’de de İzmit birinci olmuş. Orada da Tüpraş rafinerisinin ödediğini çıkarırsanız Ankara KDV’de de birinci il oluyor. İlginç.

Şimdi bazıları kardeşim sen ekonomist misin diyecekler biliyorum; ama ben doğma büyüme Ankara’lıyım ve çok iyi bildiğim bir şey var. Bu şehirde devlet iş vermeyince acınızdan ölürsünüz. Tek işveren devlettir. Esnafı, tüccarı bile dolaylı yoldan devlet eline bakar. Zaten herkes memurdur, devlet memuruna iki ay maaş ödemese Ankara’da esnaf, tüccar aç kalır, yiyecek ekmek bulamaz.

Peki, hemen hemen bütün gelir gruplarının devletin eline baktığı bir şehrin gelir vergisi rekortmeni olmasında çarpık bir durum yok mu? Bu işte bir terslik olduğunu anlamak için ekonomist mi olmak lazım?

Bu sonucun bence iki açıklaması olabilir;

Birincisi, devletin “deli dumrul” vergileri dediğimiz “geçenden 1, geçmeyenden 5 akçe” aldığı dolaylı vergileri olmasa bu devlet vergi toplayamıyor.

İkinci ve daha vahim olanı ise milletin gelir vergisi ödeyecek bir “gelir”i yok!

Başka yoruma da gerek yok…

Allah yardımcımız olsun!

  omerkanburoglu@yahoo.co.uk< 24  Mart 2005

 

 

 


Z ANA SAYFAYA DÖN