Ömer Lütfi KANBUROĞLU             BAŞYAZI

 

 

 

 

TCK’nın Ertelenmesi

 

 

Kabine içerisinde –kendisini beğenir veya beğenmezsiniz o ayrı bir konu- en büyük siyasi ve bürokratik tecrübeye sahip bakan Adalet Bakanı Sayın Cemil Çiçek.

 

Sayın Çiçek, 1 Nisan’da yürürlüğe girecek yeni Türk Ceza Yasası’nın ertelenmesi için kendi görüşünü bakın nasıl ifade ediyor:

 

“Bana göre ertelenmesi yanlıştır. Bu yasa ertelenirse herkes tekrar kendi köşesine çekilir, günlük mesaisine devam eder. Türkiye sorunlarını erteleye erteleye bugüne gelmiştir.”

 

Sayın Bakan siyasi ve bürokratik tecrübesi de göz önüne alınırsa bizce haklıdır.

 

Bugün (1 Nisan 2005) TCK yürürlüğe girecekti, şimdi ertelendi. Sanıyor musunuz ki, yasanın ertelendiği Haziran ayına kadar ilgili taraflar yasa üzerinde çalışacaklar ve kendi görüşlerini ciddi bir rapor haline getirip mutabakata varacaklar? Mümkün değil. Böyle bir şeyin örneği yok!

 

Halkımız, her işini son güne bırakmak konusunda mahirdir. Evinin elektrik su faturasını bırakınız bankaya talimat vermeyi, son ödeme günü gidip iki saat kuyruk bekleyerek ödeyen insanlardan, yasanın ertelendiği süre içerisinde üzerinde çalışma yapacaklarını beklemek abesle iştigaldir.

 

Eğer bürokratların her dediği dikkate alınırsa inanınız bu ülkede hiçbir iş yürümez. Daha önce başka bir yazımda da belirtmiştim; bürokrat, bir işin nasıl yapılacağını değil, niçin yapılamayacağını bilen kişidir. Halkın menfaati, ekonominin işlerlik kazanması için attığınız her adımda önünüze dikilir ve size bunun sakıncalarından ve yaratacağı zararlardan bahseder, sayfa sayfa kanun maddesi ve raporlar sunarlar. İçlerinden hiçbiri “bizim kurum olarak aslında bir iş yaptığımız yok, bizimkisi askerdeki bank nöbeti gibidir. Biri zamanında böyle bir kurum ihdas etmiş, biz de sürdürüp gidiyoruz. Aslında kurum olarak kapımıza kilit vursanız bu ülkede hiçbir şey değişmez, bilakis halkın sırtından büyük bir yük kalkar” demez de kendilerinin nasıl önemli işler yaptığına dair bir sürü brifing düzenler, yayın çıkarır, propaganda yürütürler.

 

Şimdi ilgili tarafların kazan kaldırması yüzünden TCK’nın yürürlüğe girişi Haziran ayına kadar ertelendi. Bu süre TCK’ya en büyük direnişi gösteren polis teşkilatı tarafından nasıl değerlendirilecek sizce? Vatandaşın trafik ekibi tarafından durdurulan otomobilini aynı ekip otosu önünde çalan hırsızları yakalamak yerine “Biz radar ekibiyiz, hırsızı takip edemeyiz kendin takip et” diyerek akıl öğreten polis sizce Haziran ayına kadar farklı bir tutum mu izleyecek? Göreceğiz.

 

Yasanın ertelenmesi hırsıza, uğursuza puan kazandırmış ve iyi olmamıştır. Haziran ayına kadar bürokratlardan iyi niyet çerçevesinde olumlu bir katkı beklemek boşunadır. Erteleme, ülkeye zaman kaybettirmekten başka bir işe yaramayacaktır.

 

Sevgiler,

 omerkanburoglu@yahoo.co.uk< 01  Nisan  2005

 

 

 


Z ANA SAYFAYA DÖN