Ömer Lütfi KANBUROĞLU             BAŞYAZI

 

 

 

 

“Professional Security”

 

Şu bizim çocuğun okulu da olmasa halkım ne yapıyor haberim olmayacak. Şaka bir yana, geçenlerde okulda tören var, mecburen gittik. Törenin bitmesini beklerken, bende biraz cinslik var ya etraftaki aksaklık ve gariplikleri inceliyorum; gözüm güvenlik görevlisinin sırtına takıldı. Adamın sırtında 82 punto, hani derler ya eşek kadar yazı ile “Professional security” yazıyor. Yani Türk üst kimliği ile anlamı profesyonel güvenlik  oluyor. Bu ülkede Kürt, Laz, Çerkez, Arnavut, Boşnak, Abaza, Gürcü gibi alt kimlikler olduğunu iddia edenleri duydum; ama İngiliz, Amerikalı gibi bir alt kimlik olduğunu bilmiyordum. Üstelik, bu alt kimlik mensubu İngiliz ve Amerikalıların dillerinin de ikinci bir resmi dil olarak kabul edildiğini hiç bilmiyordum.

Hayat işte! İnsana neler öğretiyor.

Şaka bir yana, bu kadar aşağılık kompleksi ve haysiyet yoksunluğu nerden kaynaklanıyor doğrusu anlamak zor. Kardeşim, bir kere senin görev yaptığın yer Ankara’nın göbeğinde bir devlet okulu, içinde yabancı bir Allah’ın kulu yok! Hatta devlet okulu olduğunu göz önüne aldığımızda, İngilizce bilen öğrenci bile bulunduğunu iddia etmek biraz saflık olur. O zaman bu geri zekalılık, bu aşağılık kompleksi nereden kaynaklanmaktadır? Bir ara polis arabalarının üzerinde “call 155, call 154” yazılı idi. Hangi gerzekten kaynaklandığını bilmediğim bu uygulama yaklaşık bir yıl kadar sürdü. Bireysel geri zekalılıklarımıza bile toplumsal tepki verebilmemiz bir yıl sürebiliyor.

Bir yabancı dil öğrenmek ve bunu gerektiğinde kullanmak başka, bir yabancı dilin esiri olmak başka bir şeydir. Biz bir çadır devleti değiliz, insanlarımızın önce bunu anlaması gerekiyor. Balkanlardan, Bering Boğazına kadar insanlarla anlaşabileceğiniz yegane ortak dil Türkçe’dir. Bunu söylediğimiz zaman bazı insanlar burun kıvırıyor ama hasbelkader gidip oraları görünce attan düşmüş gibi şoka giriyorlar. Hatta bazı salaklar orada Türkçe konuşanları görünce onlara “a ne güzel Türkçe öğrenmişsiniz, hangi millettensiniz” gibi zeka ürünü sorular yöneltebiliyorlar.

Bütün bu gerçeklere rağmen hâlâ, konuşmasını dahi bilmediği bir dille etrafa hava atmaya, kendini diğerlerinden ayrı tutmaya ve farklı göstermeye çalışan insanlarımız bir hayli fazla. Özendiği dili konuşmasını bilse gam yemeyeceğim. Mesela, o gariban güvenlik görevlisini tesadüfen gören bir İngiliz kendisine İngilizce “tuvalet nerede” diye sorsa buna dahi cevap verecek yabancı dile sahip değil.

Öyleyse nedir kardeşim bu özenti?

Nedir bu geri zekalılık?

Sevgiyle…

omerkanburoglu@yahoo.co.uk< 04 Ocak  2006

 


 

Z ANA SAYFAYA DÖN