Ömer Lütfi KANBUROĞLU             BAŞYAZI

 

 

 

 

Barbekü

  

Şehirde ortalama bir evde yaşayanların ortak problemidir barbekü. Balkonların hemen hepsinde vardır ve hepsinin ortak özelliği asla çalışmamasıdır. Hiçbir işe yaramaz ama müteahhitler evi yaparken muhakkak balkona bir barbekü oturtmayı ihmal etmezler; üstelik evi satarken de lüks daire diye ilan verirler. Ama sattıkları şey çalışmaz. O kadar da olsun. Ayıp yani, hem 300 milyar lira para verip ev alacaksınız, hem de balkondaki barbekü çalışacak. Zaten verdiğiniz 300, 400 milyar lira, bu kadar para ile elin Teksas’ında çiftlik alınıyor ama olsun, siz bir de çalışan barbekü istiyorsunuz. Çüş yani…

Lüks ev ilanlarını hiç merak edip aradınız mı? Evde lüks olan ne var diye sorduğunuzda genellikle banyosu, tuvaleti var, ıslak zemin kalebodur ve bunun gibi bir cevap alırsınız. Adam köyden gelmiş müteahhit olmuş ya, daha düne kadar tarlaya sıçtığı için evin içine tuvalet yapınca lüks bir şey yaptığını zannediyor, ne yapsın? Kapıya diktiğiniz bekçinin bile en az lise mezunu olmasını şart koşan devlet, müteahhidin zır cahil olmasını önemsemez. Zaten bu ülkede hiçbir şey olamazsanız müteahhit, ya da polis olursunuz. Her ikisinde de vasıf aranmaz.

Bu millet hiçbir işe  yaramayan şeyler yapmak konusunda çok mahirdir. Bu konuda belediyelerimizin eline kimse su dökemez. Yıllarca halka hizmet adına hazine garantili borçlanıp yaptıkları hizmet yarışı vatandaşı canından bezdirmiş durumdadır. Attıkları taş ürküttükleri kurbağaya değse vatandaş bu çileye katlanacak; ama sırf birilerini zengin etmek için iş yapılınca hizmet ediyoruz lafı da bir safsatadan öteye geçemiyor.

Millet olarak, hiç uçak inmeyip mera olarak kullanılan havaalanları, elma deposu olarak kullanılan milyar dolarlara mal olan tüneller, asla bitirilemeyip hizmete açılamayan spor salonları, yüzme havuzları, kamu binaları, hiçbir iş yapmayan ve hiçbir konuda uzman olmayan uzmanlar, hiçbir iş yapmayan ve aslında elinden de bir iş gelmeyen kamu görevlileri, tinerci ve travestilerin önüne katıp döner bıçağı ile kovaladığı polislere v.s. alıştık artık.

Bu ülkede yaşayan insanların genlerinde mi bir bozukluk var anlayamıyorum. Niye düzgün bir iş yapamıyoruz, hırsızlık ve dolandırıcılık insanlarımızın ruhuna işlemiş. İşin tehlikeli olan yönü ise toplumun bu yozlaşmayı artık normal görmesi, alışması. Hırsızı, arsızı yakalıyor yaptığını yüzüne vuruyor, toplumdan destek istiyorsunuz aldığınız cevap; sen mi kurtaracaksın memleketi?

Evet ben, sen, o kurtaracak; biz kurtaracağız.

Seni gelip elin Almanı, İngiliz’i mi kurtaracak?

Yaşadığın yere sen sahip çıkacaksın, eğer sahip çıkmazsan yakında yaşayabileceğin bir evin bile olmayacak.

Bunu unutma…

 

 

omerkanburoglu@yahoo.co.uk< 23 Kasım  2006

 


 

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

 

Z ANA SAYFAYA DÖN