Ömer Lütfi KANBUROĞLU             BAŞYAZI

 

 

 

 

“Halk İstiyor”

 

"TANRI, iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır;

yeryüzündeki kötü insanlar ise

kendi iradelerini hakim kılmak için TANRI'yı kullanırlar."

Giordano Bruno

 

Demokrasinin olmazsa olmazları arasında “halk istiyor, halkın çoğunluğu böyle düşünüyor” gibi söylemleri sık sık duyuyoruz.

Peki bu doğru mu?

Demokrasi, yapılan seçimlerde en çok oyu alanların tercihine diğerlerinin uymasından ibaret bir rejim mi?

Demokrasiyi bu şekilde tanımlamak ona yapılabilecek en büyük insafsızlık olur; dünyada belli periyotlarla sandığa gidip oy kullanan bir çok ülke var, bu ülkelerde de seçimler yapılıyor ama bu ülkelerin demokrasi ile yönetildiğini kendileri de dahil olmak üzere hiç kimse iddia etmiyor ve edemez.

Demokrasinin beşiği diyebileceğimiz İngiltere gibi bazı ülkelerde ise, kraliyet sembolik olarak bile olsa hâlâ hüküm sürdüğü halde, ülkedeki demokrasi bilinç ve birikiminden hiç kimsenin kuşkusu yok.

Aslına bakarsanız demokrasi bir insanlık düşüdür. Sonuç itibarı ile ideal demokrasiye ulaşabilmiş toplumlar var mıdır? Demokrasinin beşiği dediğimiz Batı medeniyetlerinin bile ideal bir demokratik düzen sağlayabildiklerini söylemek mümkün değildir. Demokratik düzen açısından dünyada örnek gösterilen bazı Batılı ülkeler bile hâlâ sosyo-ekonomik bir çok aksaklık yaşamakta ve hatta bu sıkıntıların birçoğunu bizatihi demokrasinin erdemleri yüzünden yaşamaktalar…

Demokrasi bir yaşam biçimidir; yazılı kurallar bütünü değil. Demokrasinin gereği olduğuna inandığınız kuralları bir kağıda yazıp adına kanun dediğiniz zaman demokratik bir toplum yaratmış olmuyorsunuz. Bu kanun ve kuralları zor ve şiddet yolu ile uygulamaya kalktığınız zaman da rejimin adı demokrasi olmaktan çıkıyor.

Bu konuda yapılmış çok güzel bir tanım var:

Demokrasi; insanların güvenli, huzurlu, eşit ve özgür olarak yaşamalarını sağlayabilecek bir yönetim biçimi değil; güvenli, huzurlu, eşit ve özgür olarak yaşayan insanların kendilerini yönetme biçimidir.

Zülfi Livaneli demokrasi için ''konser alanında seyircilerin söylediği şarkının içinde ne kadar kötü sesliler de olsa hepsinin bir bütün olarak harika bir ahenk yaratmasıdır'' diyor. Demokratik rejimlerin sağlıklı bir biçimde yürümesinin temelinde yatan en önemli unsurun  “uyum” kelimesi olduğunu ifade eden çok güzel bir tanım…

Siz hiç konsere gittiğinizde sahnede Tarkan şarkı söylerken ona seyircilerin Burhan Çaçan’ın türküleri ile eşlik ettiğini duydunuz mu? İşte demokrasi de böyle bir şeydir, uyum içinde yaşayan, aynı ruh ve heyecanla hareket eden insanların bir araya gelmesinden oluşur.

Bu dünyadan nasibini almamış, bir baltaya sap olamamış, birinin ak dediğine öbürünün kara dediği insanların demokrasisi olur mu?

Türkiye gibi, AÖF de dahil nüfusun %10’unun üniversite mezunu olduğu bir ülkede demokrasi olur mu?

Ormanı yakıp arsa açarak, dere yatağı, tepe üzeri demeden gecekondu yapan insanların yaşadığı bir ülkede demokrasi olur mu?

Şahıs veya hazine arazisi demeden başkasının arazisine ev yapıp hiç ruhsat almadan oturan milyonlarca insanın olduğu bir ülkede demokrasi olur mu?

Milyonlarca kaçak yapıya yol, su, elektrik, okul, sağlık ocağı vs. gibi hizmetler götürerek onları yasallaştıran ve tapu dağıtan politikacıların olduğu bir ülkede demokrasi olur mu?

Yakınınızı, akrabanızı vurup öldüreni, hırsızlık yapanı, çalanı çırpanı, çocuklara tecavüz edip boğazını keseni bir-iki sene sonra affeden ama görüşlerini ifade ettiği için vatandaşlarına 20 yıl hapis cezası veren bir ülkede demokrasi olur mu?

Bulunduğu makamın imkân ve kabiliyetlerini kendisi ve yakınlarına peşken çeken insanların demokrasisi olur mu?

Sadece kendi söylediklerinin doğru diğerlerinin yanlış olduğuna inanan insanların yaşadığı bir ülkede demokrasi olur mu?

Ancak öldüğünde Genel Başkanlığı sona eren parti başkanlarının olduğu bir ülkede demokrasi olur mu?

Arada bir oy verdiği için devletin kendisine bakması, beslemesi, büyütmesi, okula göndermesi, altını temizlemesi gerektiğini düşünen insanların yaşadığı bir ülkede demokrasi olur mu?

Kısaca Türkiye’de demokrasi olur mu?

Hayal görmeyin OLMAZ!

Nitekim olmuyor. Adını koyamadığımız bu garip rejim, çarpık düzenden beslenen ve geçinenler tarafından halka “demokrasi” diye yutturuluyor.

Bu tip rejimler insanların güvenli, huzurlu, eşit ve özgür olarak yaşamaya karar verdikleri gün gelene kadar sürekli sarsıntı geçirmeye mahkumdur.

Kalın sağlıcakla,

omerkanburoglu@yahoo.co.uk< 16  Nisan  2009

 

 

 


 

Z ANA SAYFAYA DÖN